Anayasa Mahkemesinin 2016/8880 Basvuru Numarali Karari – Gümrük Alaninda Çikan Yanginda Zayi Olan Mallar Için Ödenen Verginin Iadesi

Gümrük Alaninda Çikan Yanginda Zayi Olan Mallar

Anayasa Mahkemesi Baskanligindan:

Basvuru, gümrük alaninda çikan yanginda zayi olan mallar için ödenen verginin iadesi isteginin reddine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkinin ihlal edildigi iddiasina iliskindir.

IKINCI BÖLÜM KARAR

TELPA TELEKOMÜNIKASYON TICARET A.S. BASVURUSU

Basvuru Numarasi : 2016/8880

Karar Tarihi : 12/11/2019

Baskan : Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler : Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI Ridvan GÜLEÇ Recai AKYEL

Raportör : Heysem KOCAÇÎNAR

Basvurucu : Telpa Telekomünikasyon Ticaret A.S.

Vekili : Av. Selda SAÇ

I. BASVURUNUN KONUSU

1. Basvuru, gümrük alaninda çikan yanginda zayi olan mallar için ödenen verginin iadesi isteginin reddine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkinin ihlal edildigi iddiasina iliskindir.

II. BASVURU SÜRECI

2. Basvuru 4/5/2016 tarihinde yapilmistir.

3. Basvuru, basvuru formu ve eklerinin idari yönden yapilan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmustur.

4. Komisyonca basvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafindan yapilmasina karar verilmistir.

5. Bölüm Baskani tarafindan basvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapilmasina karar verilmistir.

6. Basvuru belgelerinin bir örnegi bilgi için Adalet Bakanligina (Bakanlik) gönderilmistir. Bakanlik, görüs bildirmemistir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Basvuru formu ve eklerinde ifade edildigi sekliyle ilgili olaylar özetle söyledir:

A. Uyusmazligin Arka Plani

8. Basvurucu Telpa Telekomünikasyon Ticaret Anonim Sirketi (Sirket), 1994 yilindan beri mobil telefon piyasasinda faaliyette bulunan ticari bir kurulustur.

9. Basvurucu 13/5/2006 tarihli gümrük beyannamesi ile Güney Kore menseli 5.600 adet cep telefonunu yurda ithal ettigi yönünde bildirimde bulunmustur. Basvurucu Sirket, bildirimde bulundugu mallar için 24/5/2006 tarihli makbuzla 274.639,45 TL katma deger vergisi (KDV) ve 254.295,82 TL özel tüketim vergisini (ÖTV) Atatürk Havalimani Gümrük Müdürlügünün yazisi üzerine Mecidiye Vergi Dairesine (Vergi Dairesi) yatirmistir.

10. Devlet Hava Meydanlari Atatürk Havalimani Itfaiye Müdürlügü (Itfaiye Müdürlügü) tarafindan düzenlenen 24/5/2006 tarihli rapora göre saat 15.00 siralarinda kargo binasinin bir kisminda baslayan yangin ayni gün saat 17.30 siralarinda söndürülmüstür. Tutanaga göre yanginin meydana geldigi kargo binasi kullanilamaz hâle gelmistir.

11. Basvurucu, beyannameye konu mallarin kendisine teslim edilmeden önce yanginda zayi oldugunun tespit edilmesi talebinde bulunmustur. Bakirköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi mahallinde icra ettigi kesif neticesinde 19/2/2007 tarihli bilirkisi raporunu temin etmistir. Söz konusu bilirkisi raporunda, beyannameye esas teskil eden cep telefonlarinin yanginda zayi olduguna yönelik tespitler bulunmaktadir.

12. Basvurucu 13/5/2006 tarihli giris beyannamesi uyarinca kendisinden KDV tahsil edilmisse de beyannameye esas teskil eden mallarin kargo binasinda meydana gelen yanginda zayi oldugu iddiasiyla düzeltme beyannamesi vererek mahsup talebinde bulunmustur. Vergi Dairesi mahsup istegini haksiz oldugu gerekçesiyle reddetmistir.

13. Basvurucu KDV’ye iliskin mahsup isteginin reddi üzerine islemin iptali isteginde bulunmustur. Istanbul 6. Vergi Mahkemesi 22/2/2008 tarihinde davanin kabulüne karar vermistir. Mahkeme 13/5/2006 tarihli giris beyannamesi muhteviyati esyaya iliskin gümrük vergileri, resimleri ve KDV’si ödenerek ithalati gerçeklestirilmis mallarin henüz teslim alinmadan antrepodayken çikan yangin sonucunda yandigini saptamistir. Hüküm Danistay Dokuzuncu Dairesince 12/6/2013 tarihinde onanmis, karar düzeltme istegi de ayni Daire tarafindan 24/9/2014 tarihinde reddedilmistir.

B. Bireysel Basvuruya Konu Yargilama Süreci

14. Basvurucu 13/5/2006 tarihli ve 146865 sayili gümrük beyannamesi muhteviyati esyanin 24/5/2006 tarihinde meydana gelen yanginda zayi oldugu gerekçesiyle 24/5/2006 tarihli makbuzla ödemis oldugu 254.295,82 TL ÖTV’nin iadesini talep etmistir. Istanbul Gümrük ve Muhafaza Basmüdürlügünün zimni ret karari üzerine basvurucu, islemin iptali isteginde bulunmustur. Istanbul 1. Vergi Mahkemesi, idari merci tecavüzü nedeniyle dilekçe ve eklerinin Gümrük Müstesarligina tevdiine karar vermistir.

15. Gümrük Müstesarligi 1/6/2011 tarihli karar ile esya için ödenen 254.295,82 TL tutarindaki ÖTV’nin iadesi için esyanin yandiginin mahkeme karari ile kanitlanmasi gerekli olup basvurucu tarafindan bu yönde bir karar ibraz edilemedigi gerekçesiyle talebi reddetmistir.

16. Basvurucu 4/7/2011 tarihinde, özellikle ayni esyalar için ödemis oldugu KDV iade edilmisken tahsil edilen ÖTV’nin iade edilmemesi yönündeki islemin hukuka aykiri oldugunu ileri sürerek islemin iptalini istemistir.

17. Istanbul 10. Vergi Mahkemesi 22/3/2012 tarihinde davanin reddine karar vermistir. Mahkemeye göre esyanin yerine konulamaz sekilde kaybinin idarenin taraf oldugu mahkeme karari ile kanitlanmasi gereklidir. Mahkeme, somut olayda basvurucunun iddiasini kanitlar nitelikte bir mahkeme karari veya mülki idare amiri tarafindan bu yönde düzenlenmis tevsik edici bir belge de bulunmadigi kanaatindedir. Mahkemeye göre basvurucunun talebi üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince alman bilirkisi raporundaki “esya veya kalintisina rastlanmadigi” seklindeki tespit de yeterli degildir.

18. Karar temyiz edilmistir. Danistay Yedinci Dairesi 22/5/2015 tarihinde hükmü onamis, karar düzeltme istegini de 25/1/2016 tarihinde reddetmistir.

19. Nihai karar 4/4/2016 tarihinde basvurucu Sirket vekiline teblig edilmistir.

20. Basvurucu 4/5/2016 tarihinde bireysel basvuruda bulunmustur.

IV. ILGILI HUKUK

A. Ulusal Hukuk

21. 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayili Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun ” Verginin konusu”kenar baslikli 1. maddesinin ilgili kismi söyledir:

“d) (I), (III) ve (IV) sayili listelerdeki mallar ile (II) sayili listedeki mallardan kayit ve

tescile tâbi olmayanlarin özel tüketim vergisi uygulanmadan önce müzayede yoluyla satisi,

Bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tâbidir… ”

22. 4760 sayili Kanun’a ekli (IV) sayili Cetvel’in ilgili kismi söyledir:

“Alicisi bulunan verici portatif (Cellular) telsiz telefon cihazlari”

23. 4760 sayili Kanun’un “Tanimlar, teslim ve teslim sayilan haller” kenar baslikli

2. maddesinin ilgili kismi söyledir:

“1. Bu Kanunun uygulanmasinda;

a) ithalat: Verginin konusuna giren mallarin Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine

girisini,

Ifade eder.”

24. 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayili Gümrük Kanunu’nun “Esyanin gümrüge sunulmasi” kenar baslikli 39. maddesi söyledir:

“Türkiye Gümrük Bölgesinin kara sulari veya hava sahasindan durmaksizin geçen tasit araçlari ile tasinan esya hariç olmak üzere, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen esya, getiren kisi ya da duruma göre esyanin gelisinden sonra tasima sorumlulugunu üstlenen kisi tarafindan gümrüge sunulur. Gümrüge sunan kisi, esyayi daha önce ibraz olunan özet beyan ya da gümrük beyannamesi ile iliskilendirir.”

25. 4458 sayili Kanun’un 48. maddesinin (1) numarali fikrasi söyledir:

“Geçici depolanan esya, sadece gümrük idarelerinin uygun gördügü yerlerde ve bu idarelerin belirledigi kosullarda depolanabilir.”

26. 4458 sayili Kanun’un 186. maddesi söyledir:

“1. 182 nci madde ile 184 üncü maddenin 1 inci fikrasinin (a) bendi hükümleri sakli kalmak kaydiyla, yükümlünün;

a) 37 ila 40 inci madde hükümlerinden,

b) Bir serbest bölgeden Türkiye’ye esya sokulmasindan,

c) Esyanin geçici depolanmasindan,

d) Esyanin tabi tutuldugu gümrük rejiminin kullanilmasindan,

Dogan yükümlülüklerini yerine getirememesinin esyanin tahrip olmasinin veya tekrar yerine konulamamasi seklinde kaybinin, esyanin özelliklerine bagli bir nedenden veya beklenmeyen hal veya mücbir sebepten ya da gümrük idarelerinin izninden kaynaklandigini kanitlamasi halinde, ithalat nedeniyle gümrük yükümlülügü dogmus sayilmaz.

Esyanin tekrar yerine konulamaz sekilde kaybi, bunun kullanilamaz hale gelmis olmasini ifade eder. (…)”

27. 4458 sayili Kanun’un 186. maddesinin (1) numarali fikrasinda yer almakta iken 18/6/2009 tarihli ve 5911 sayili Kanun’un 68. maddesiyle yürürlükten kaldirilan kisim söyledir:

“Gümrük idarelerinin izninden kaynaklanmayan hallerde, esyanin telef olmasi veya kaybi, idarenin taraf oldugu mahkeme karari ile kanitlanir.

Ancak;

a) Suçüstü seklindeki hirsizliklar, hazirlik tahkikati üzerine Cumhuriyet Savciliginca verilen belge ile,

b) Hasar, telef veya kayip herkesçe bilinen ve duyulan baska olaylar yüzünden olmussa o yerin en büyük mülki idare amiri tarafindan verilecek belge ile,

Kanitlanir.”

28. Danistay Yedinci Dairesinin 25/1/2016 tarihli ve E.2015/5695, K.2016/838 sayili kararinin ilgili kismi söyledir:

”4458 sayili Gümrük Kanununun 186’nci maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan seklinde; 182’nci madde ile 184’üncü maddenin 1’inci fikrasinin (a) bendi hükümleri sakli kalmak kaydiyla, yükümlünün; a) 37 ila 40’inci madde hükümlerinden, b) bir serbest bölgeden Türkiye’ye esya sokulmasindan, c) esyanin geçici depolanmasindan, d) esyanin tabi tutuldugu gümrük rejiminin kullanilmasindan dogan yükümlülüklerini yerine getirememesinin, esyanin tahrip olmasinin veya tekrar yerine konulamamasi seklinde kaybinin, esyanin özelliklerine bagli bir nedenden veya beklenmeyen hal veya mücbir sebepten ya da gümrük idarelerinin izninden kaynaklandigini kanitlamasi halinde, ithalat nedeniyle gümrük yükümlülügünün dogmus sayilmayacagi; esyanin tekrar yerine konulamaz sekilde kaybinin, bunun kullanilamaz hale gelmis olmasini ifade edecegi; gümrük idarelerinin izninden kaynaklanmayan hallerde, esyanin telef olmasi veya kaybinin, idarenin taraf oldugu mahkeme karari ile kanitlanacagi; ancak, a) suçüstü seklindeki hirsizliklar, hazirlik tahkikati üzerine Cumhuriyet Savciliginca verilen belge ile, b) hasar, telef veya kayip herkesçe bilinen ve duyulan baska olaylar yüzünden olmussa o yerin en büyük mülki idare amiri tarafindan verilecek belge ile kanitlanacagi, hükmüne yer verilmis olup, davaci tarafindan ileri sürülen, ithale konu esya nedeniyle tahakkuk ettirilen katma deger vergisinin tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açilan davada verilen kararin esyanin yanginda telef olduguna iliskin idarenin taraf oldugu mahkeme karari olarak kabul edilmesi gerektigi, esyanin yanginda telef oldugunun idare tarafindan kabul edildigi ve yangin raporunun mülki idare amiri tarafindan düzenlendigi yönündeki iddialar, 4458 sayili Gümrük Kanununun 186’nci maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan seklinde yer alan, yükümlünün ithalat nedeniyle gümrük yükümlülügünü ortadan kaldiran sebeplerden degildir.”

29. Danistay Dokuzuncu Dairesinin ayni beyanname üzerine basvurucudan tahsil edilen KDV’ye iliskin 12/6/2013 tarihli ve E.2010/1275, K.2013/6126 sayili kararinin ilgili kismi söyledir:

“Davaci adina tescilli gümrük giris beyannamesi ile ithal edilen emtianin vergileri ödendikten sonra gümrügün denetimindeki antrepoda çikan yangin sonucu zayi olmasi üzerine ödenen katma deger vergisinin diger vergi borçlarina mahsubu talebinin reddi üzerine düzenlenen 8.8.2007 tarih ve 5871 sayili ödeme emrinin iptali istemiyle açilan davayi kabul eden Istanbul 6. Vergi Mahkemesi’nin 22/02/2008 tarih ve E:2007/2112, K:2008/447 sayili kararinin dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulmasi istenilmektedir.

Vergi Mahkemesi kararinin dayandigi hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüs olup, temyiz istemine iliskin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararin bozulmasini saglayacak durumda bulunmadigindan, temyiz isteminin reddine ve kararin onanmasina… [karar verildi.]”

B. Uluslararasi Hukuk

30. Avrupa Insan Haklari Mahkemesi (AIHM) içtihatlarinda vergi yoluyla mülkiyet hakkina yapilan müdahaleler, Avrupa Insan Haklari Sözlesmesi’ne (Sözlesme) ek 1 No.lu Protokol’ün birinci maddesinin ikinci paragrafinda öngörülen mülkiyetin kullaniminin kontrolüne iliskin üçüncü kural kapsaminda degerlendirilmektedir. Mahkemeye göre bu paragrafta yer alan kural, taraf devletlere vergi koyma ve vergilerin ödenmesini saglamak için gerekli gördügü kanunlari çikarma konusunda açik bir yetki tanimaktadir (Gasus Dosier-und Fördertechnik GmbH/Hoilanda, B. No: 15375/89, 23/2/1995, § 59).

31. AIHM, vergi yoluyla mülkiyet hakkina yapilan müdahalenin öncelikle yeterince ulasilabilir ve belirli bir hukuka dayali olmasi gerektigini belirtmektedir (Lithgow ve digerleri/Birlesik Krallik [GK], B. No: 9006/80…, § 110). AIHM içtihatlarina göre vergilerin konulmasi ve ödenmesi için gerekli tedbirlerin alinmasi seklindeki bir müdahale, kamunun yarari ile bireyin temel haklarinin korunmasinin gereklilikleri arasindaki adil dengeyi saglamalidir. AIHM, üçüncü kural için de geçerli olan ve Sözlesme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün birinci maddesinin yapisinda yer alan bu dengenin saglanmasi için müdahalede kullanilan araçlar ile takip edilen mesru amaç arasinda makul bir ölçülülük iliskisi bulunmasi gerektigim ifade etmektedir. AIHM, vergilendirme alaninda makul bir temelden uzaklasilmamak kaydiyla taraf devletlerin genis bir takdir yetkisi oldugunu kabul etmektedir (Gasus Dosier-und Fördertechnik GmbH/Hollanda, § 60; Azienda Agricoia Silverfunghi S.A.S. ve digerleri/Italya, B. No: 48357/07…, § 103; The National&Provincial Bulding Society, The Leeds Permanent Building Society ve The Yorkshire Building Society/Birlesik Krallik, B.No: 21319/93…, 23/10/1997, § 80).

V. INCELEME VE GEREKÇE

32. Mahkemenin 12/11/2019 tarihinde yapmis oldugu toplantida basvuru incelenip geregi düsünüldü:

A. Basvurucunun Iddialari ve Bakanlik Görüsü

33. Basvurucu, yurt disindan ithal ettigi ve vergisini ödedigi mallarin devletin hüküm ve gözetimi altindaki antrepoda çikan yangin sonucunda zayi oldugunu belirterek bu hususun dahi tek basina mülkiyet hakkinin açik ihlali niteliginde oldugunu savunmustur. Basvurucuya göre mallarin zayi olmasina neden olan yangin itfaiye tarafindan düzenlenen resmî belge niteligindeki yangin tutanagi ile sabittir ve ödemis oldugu ÖTV’nin de bu tespit uyarinca iadesi gereklidir. Basvurucu, üzerine düsen bütün sorumluluklarini yerine getirmis olmasina ragmen idare tarafindan düzenlenen yangin tutanaginin 4458 sayili Kanun’un 186. maddesi kapsaminda degerlendirilmemesinin ayni zamanda adil yargilanma hakkini da ihlal ettigini ileri sürmüstür.

B. Degerlendirme

34. Anayasa’nin “Mülkiyet hakki” kenar baslikli 35. maddesi söyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarina sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yarari amaciyla, kanunla sinirlanabilir.

Mülkiyet hakkinin kullanilmasi toplum yararina aykiri olamaz.”

35. Anayasa’nin ” Vergi ödevi” kenar baslikli 73. maddesinin üçüncü fikrasi söyledir:

“Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, degistirilir veya

kaldirilir.”

36. Anayasa Mahkemesi, olaylarin basvurucu tarafindan yapilan hukuki nitelendirmesi ile bagli olmayip olay ve olgularin hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Basvurucu, mülkiyet hakkinin ihlali iddiasi yaninda Itfaiye Müdürlügünün tutmus oldugu tutanagin derece mahkemelerince dikkate alinmamasinin adil yargilanma hakkini ihlal ettigini ileri sürmüstür. Basvurucunun sikâyetinin özünün ithal edilen ve henüz gümrük sahasindayken zayi olan mala iliskin ödedigi verginin iade edilmemesine yönelik oldugu dikkate alindiginda basvurucunun ihlal iddialarinin mülkiyet hakki kapsaminda incelenmesi uygun görülmüstür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

37. Açikça dayanaktan yoksun olmadigi ve kabul edilemezligine karar verilmesini gerektirecek baska bir neden de bulunmadigi anlasilan mülkiyet hakkinin ihlal edildigine iliskin iddianin kabul edilebilir olduguna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Mülkün Varligi

38. Somut olayda ithal edilen mala iliskin olarak ÖTV adi altinda yapmis oldugu ödemenin basvurucu yönünden Anayasa’nin 35. maddesi anlaminda korunmaya deger ekonomik bir menfaat teskil ettigi tartismasizidir.

b. Müdahalenin Varligi ve Türü

39. Somut olayda basvurucu, ithal etmis oldugu mallar için sundugu gümrük giris beyannamesi uyarinca tahakkuk ettirilen ÖTV’yi ödemistir. Bu vergilendirme isleminin mülkiyet hakkina müdahale teskil ettigi hususunda tereddüt bulunmamaktadir.

40. Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarinda; vergi ve benzeri yükümlülükler ile sosyal güvenlik prim ve katkilarini belirlemeye, degistirmeye ve bunlarin ödenmesini güvence altina almaya yönelik müdahalelerin -tasidigi amaçlar dikkate alindiginda- devletin mülkiyetin kamu yararina kullanimini kontrol veya düzenleme yetkisi kapsaminda incelenmesi gerektigi kabul edilmistir (Ahmet Ugur Balkaner [GK], B. No: 2014/15237, 25/7/2017, § 49; Arif Sarigül, B. No: 2013/8324, 23/2/2016, § 50; Narsan Plastik San, ve Tic. Ltd. Sti., B. No: 2013/6842, 20/4/2016, § 71). Bir vergilendirme islemine iliskin somut olay bakimindan da bu ilkeden ayrilmayi gerektirir bir durum bulunmamaktadir.

c. Müdahalenin Ihlal Olusturup Olusturmadigi

41. Anayasa’nin 13. maddesi söyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksizin yalnizca Anayasanin ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bagli olarak ve ancak kanunla sinirlanabilir. Bu sinirlamalar, Anayasanin sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykiri olamaz.”

42. Anayasa’nin 35. maddesinde, mülkiyet hakki sinirsiz bir hak olarak düzenlenmemis; bu hakkin kamu yarari amaciyla ve kanunla sinirlandirilabilecegi öngörülmüstür. Mülkiyet hakkina müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sinirlandirilmasina iliskin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nin 13. maddesinin de göz önünde bulundurulmasi gerekmektedir. Dolayisiyla mülkiyet hakkina yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmasi, kamu yarari amaci tasimasi ve ayrica ölçülülük ilkesi gözetilerek yapilmasi gerekmektedir (Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 62).

(1) Kanunilik

43. Mülkiyet hakkina yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gereken ölçüt kanuna dayali olma ölçütüdür. Bu ölçütün saglanmadigi tespit edildiginde diger ölçütler bakimindan inceleme yapilmaksizin mülkiyet hakkinin ihlal edildigi sonucuna varilacaktir. Müdahalenin kanuna dayali olmasi, müdahaleye iliskin yeterince ulasilabilir, belirli ve öngörülebilir kanun hükümlerinin bulunmasini gerektirmektedir (Türkiye Is Bankasi A.S. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44; Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, § 49; Necmiye Çiftçi ve digerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55).

44. Somut olayda, basvurucu Sirketten vergi alinmasinin kanuni dayanagini 4760 sayili Kanun’un 1. maddesi olusturmaktadir. Öte yandan yangin sonucunda zayi oldugu ileri sürülen mallar nedeniyle ödenen verginin iadesinin reddine karar verilmesi de 4458 sayili Kanun’un 186. maddesinin mülga (1) numarali fikrasina dayanmaktadir.

(2) Mesru Amaç

45. Anayasa’nin 13. ve 35. maddeleri uyarinca mülkiyet hakki ancak kamu yarari amaciyla sinirlandirilabilmektedir. Kamu yarari kavrami, mülkiyet hakkinin kamu yararinin gerektirdigi durumlarda sinirlandirilmasi imkâni vermekle bir sinirlandirma amaci olmasinin yani sira mülkiyet hakkinin kamu yarari amaci disinda sinirlanamayacagmi öngörerek ve bu anlamda bir sinirlama siniri olusturarak mülkiyet hakkini etkin bir sekilde korumaktadir. Kamu yarari kavrami, devlet organlarinin takdir yetkisini de beraberinde getiren bir kavram olup objektif bir tanima elverisli olmayan bu ölçütün her somut olay temelinde ayrica degerlendirilmesi gerekir (Nusrat Külah, B. No: 2013/6151, 21/4/2016, §§ 53, 56; Yunis Aglar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014, §§ 28,29).

46. Anayasa’nin 73. maddesinde; herkesin kamu giderlerini karsilamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü bulundugu, vergi yükünün adaletli ve dengeli dagiliminin maliye politikasinin sosyal amaci oldugu ve vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulmasi, degistirilmesi veya kaldirilmasi gerektigi belirtilerek hem yükümlüler hem de devlet yönünden vergi ödevinin temel ilkeleri gösterilmistir. Herkes tarafindan yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak kabul edilen ve devletin kamusal gereksinimlerini karsilamasi için egemenlik gücüne dayanarak tek tarafli iradesiyle kisilere yükledigi bir kamu alacagi seklinde tanimlanan verginin anayasal sinirlar içinde salinip toplanmasi zorunlulugu açiktir. Vergilendirmede genel kural, kanunla belirlenmis konularda kisilerden vergi, resim ve harç alinmasidir. Kanun koyucu, Anayasa’ya aykiri olmamak kosuluyla vergilendirilecek alanlarin seçiminde yetkili oldugu gibi bu vergilerin matrahlarina dâhil olan unsurlari da belirleme yetkisine sahiptir (AYM, E.2013/48, K.2014/198, 25/12/2014).

47. Dolayisiyla somut olay baglaminda devletin üstlenmis oldugu görevlerin finansmaninin ve devaminin saglanmasi amaciyla yurt disindan ithal edilen mallara vergi uygulanmasi ve tahsil edilen bu verginin iadesinin birtakim kosullara baglanmasinin kamu yararina dayali mesru bir amaç oldugu kuskusuzdur.

(3) Ölçülülük

(a) Genel Ilkeler

48. Son olarak basvurucunun mülkiyet hakkina kamu makamlarinca yapilan müdahaleyle gerçeklestirilmek istenen amaç ile bu amaci gerçeklestirmek için kullanilan araçlar arasinda makul bir ölçülülük iliskisinin olup olmadigi degerlendirilmelidir.

49. Ölçülülük ilkesi elverislilik, gereklilik ve orantililik olmak üzere üç alt ilkeden olusmaktadir. Elverislilik öngörülen müdahalenin ulasilmak istenen amaci gerçeklestirmeye elverisli olmasini, gereklilik ulasilmak istenen amaç bakimindan müdahalenin zorunlu olmasini yani ayni amaca daha hafif bir müdahale ile ulasilmasinin mümkün olmamasini, orantililik ise bireyin hakkina yapilan müdahale ile ulasilmak istenen amaç arasinda makul bir dengenin gözetilmesi gerekliligini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, § 18; Mehmet Akdogan ve digerleri, B. No: 2013/817,19/12/2013, § 38).

50. Orantililik ilkesi geregi kisilerin mülkiyet hakkinin sinirlandirilmasi hâlinde elde edilmek istenen kamu yarari ile bireyin haklari arasinda adil bir dengenin kurulmasi gerekmektedir. Bu adil denge, basvurucunun sahsi olarak asiri bir yüke katlandiginin tespit edilmesi durumunda bozulmus olacaktir. Müdahalenin orantililigini degerlendirirken Anayasa Mahkemesi; bir taraftan ulasilmak istenen mesru amacin önemini, diger taraftan da müdahalenin niteligini, basvurucunun ve kamu otoritelerinin davranislarini göz önünde bulundurarak basvurucuya yüklenen külfeti dikkate alacaktir {Arif Güven, B. No: 2014/13966,15/2/2017, §§ 58,60; Osman Ukav, B. No: 2014/12501,6/7/2017, § 71).
(b) Ilkelerin Olaya Uygulanmasi

51. Somut olayda yurda ithal edilen bir mal nedeniyle ÖTV alinmasi yönündeki müdahalenin ilgili kamu yarari amacini gerçeklestirmeye elverisli oldugu ve gerekliligi kapsaminda en uygun araci sorgulayacak herhangi bir olgunun da mevcut olmadigi dikkate alinmalidir. Buna göre somut olay baglaminda asil tartisilmasi gereken husus, mallarin gümrük sahasinda bulundugu sirada zayi olmasi nedeniyle bu verginin iadesinin reddedilmis olmasinin orantili olup olmadiginin belirlenmesidir.

52. Basvurucu, mobil telefon pazarinda faaliyette bulunan ticari bir isletme olup yabanci menseli 5.600 adet cep telefonu için 13/5/2006 tarihli gümrük giris beyannamesini sunmus ve bu beyanname uyarinca tahakkuk ettirilen 274.639,49 TL KDV ile 254.295,82 TL ÖTV’yi 24/5/2006 tarihinde Vergi Dairesine yatirmistir.

53. Basvurucu tarafindan vergisi ödenmis mallar, basvurucuya henüz teslim edilmeden Itfaiye Müdürlügü tarafindan düzenlenen 24/5/2006 tarihli yangin raporuna göre Atatürk Havalimani gümrük sahasinda bulunan H., S. Lojistik ve Ç. Kargoya ait antrepolarda yangin meydana gelmistir.

54. Basvurucu, ithal ederek vergisini ödedigi cep telefonlarinin çikan bu yangin sonucunda zayi oldugu iddiasiyla öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinden tespit talebinde bulunmustur. Istanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, mahallinde yapmis oldugu kesif sonucunda 19/2/2007 tarihli bilirkisi raporunu temin etmistir. Bireysel basvuru dosyasi kapsaminda bu raporun bir örnegi bulunmamakla birlikte Istanbul 10. Vergi Mahkemesinin 22/3/2012 tarihli gerekçeli kararindan yangin mahallinde yapilan incelemede cep telefonlari ya da kalintilarina rastlanmadigi tespitine yer verildigi anlasilmaktadir. Nitekim Istanbul 10. Vergi Mahkemesi de bu içerige sahip raporun beyannameye konu mallarin gümrük sahasina alindigi hususunda herhangi bir tespit içermedigi sonucuna varmis ve buradan hareketle mallarin gümrük sahasinda bulundugu mahkeme karari ya da en büyük mülki amirin düzenledigi belge ile tevsik edilmediginden davanin reddine karar vermistir.

55. Basvurucu ise beyannameye konu cep telefonlarinin devletin hüküm ve tasarrufu altinda bulunan gümrük sahasi içinde meydana gelen yanginda yok oldugunu ileri sürmektedir. Basvurucu, bu iddiasina ayni beyanname nedeniyle tahakkuk ettirilen ve ayni makbuzla tahsil edilen KDV’nin iadesi için açmis oldugu davanin lehine sonuçlanmasini dayanak olarak göstermektedir. Istanbul 6. Vergi Mahkemesinin 22/2/2008 tarihli kararinda, söz konusu mallar gümrük sahasi içinde iken meydana gelen yanginda zayi oldugundan tahsil edilen 274.639,49 TL KDV’nin iadesine karar verilmistir. Anilan karar, Danistay Dokuzuncu Dairesinin 12/6/2013 tarihli karariyla onanmis; karar düzeltme isteginin ayni Daire tarafindan 24/9/2014 tarihinde reddiyle kesinlesmistir (bkz. § 14).

56. Bu durumda somut olay itibariyla müdahalenin orantili olup olmadiginin taraflarin tutumlari ve üstlenmis olduklari yükümlülükler nazara alinarak belirlenmesi gereklidir. Somut olayda ithalatçi firma olan basvurucu, yurt disindan ithal ettigini ileri sürdügü cep telefonlari için ilgili gümrük idaresine 4458 sayili Kanun hükümleri uyarinca mallarin muhteviyatini gösterir gümrük giris beyannamesini sunmustur. Gümrük idaresi de bu beyanname üzerine basvurucuya vergi borcu tahakkuk ettirmis, tahakkuk ettirilen borç ödenmistir. Gümrük idaresi, bu asamada anilan mallari teslim alarak kendi sorumluluk alaninda bulunan ve basvurucunun herhangi bir müdahalesinin mümkün olmadigi gümrük sahasi içindeki depoya yerlestirmistir. Gümrük giris beyannamesine konu mallarin mevcut olup olmadigini veya belirtilen nitelikte bulunup bulunmadigini denetleme yükümlülügü gümrük idaresine ait olup hukuken münhasiran kendi yetki alaninda bulunan antrepoda tutulan cep telefonlarinin varligina yönelik olarak idarenin yanginin meydana geldigi tarihe kadar herhangi bir itirazi söz konusu degildir.

57. Öte yandan idarenin taraf oldugu ve basvurucu tarafindan sunulan ayni beyanname üzerine tahakkuk ettirilen KDV’nin iadesine iliskin davada cep telefonlarinin gümrük sahasinda iken meydana gelen yanginda zayi oldugu kabul edilmistir. 4458 sayili Kanun hükümleri uyarinca basvurucunun yükümlülügü yurda ithal ettigi bu telefonlari dogru bir sekilde beyan ederek tahakkuk ettirilen vergisini ödemekten ibaret olup henüz gümrük sahasi içinde bulunan cep telefonlarinin mevcudiyetini ve beyannameye uygun olup olmadigini denetleme yükümlülügü gümrük idaresindedir. Itfaiye Müdürlügü tarafindan tutulan yangin raporu da nazara alindiginda beyanname kapsamindaki cep telefonlarinin meydana gelen yanginda zayi oldugunu kanitlama yükümlülügünün basvurucuya yüklenmesinin kamu makamlarinin tutum ve yaklasimlarini gözetmeyen, kati bir yaklasim oldugu ve basvurucuya sahsi olarak asiri ve olagan disi bir külfet yükledigi sonucuna varilmistir. Somut olay itibariyla basvurucunun mülkiyet hakkinin korunmasi ile kamunun yarari arasinda olmasi gereken adil dengenin basvurucu aleyhine bozuldugu ve müdahalenin ölçülü olmadigi sonucuna varilmistir.

58. Açiklanan gerekçelerle Anayasa’nin 35. maddesinde güvence altina alman mülkiyet hakkinin ihlal edildigine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayili Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

59. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayili Anayasa Mahkemesinin Kurulusu ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numarali fikralari söyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, basvurucunun hakkinin ihlal edildigine ya da edilmedigine karar verilir. Ihlal karari verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarinin ortadan kaldirilmasi için yapilmasi ger ekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararindan kaynaklanmissa, ihlali ve sonuçlarini ortadan kaldirmak için yeniden yargilama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargilama yapilmasinda hukuki yarar bulunmayan hâllerde basvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açilmasi yolu gösterilebilir. Yeniden yargilama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararinda açikladigi ihlali ve sonuçlarini ortadan kaldiracak sekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. ”

60. Bireysel basvuru kapsaminda bir temel hak ve hürriyetin ihlal edildigine karar verildigi takdirde ihlalin ve sonuçlarinin ortadan kaldirildigindan söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldugunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin saglanmasidir. Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulmasi, ihlale konu kararin veya islemin ve bunlarin yol açtigi sonuçlarin ortadan kaldirilmasi, varsa ihlalin sebep oldugu maddi ve manevi zararlarin giderilmesi, ayrica bu baglamda uygun görülen diger tedbirlerin alinmasi gerekmektedir (Mehmet Dogan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

61. Ihlalin ve sonuçlarinin ortadan kaldirilmasi için yapilmasi gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynaginin belirlenmesi gerekir. Buna göre ihlal; idari eylem ve islemler, yargisal islemler veya yasama islemlerinden kaynaklanabilir. Ihlalin kaynaginin belirlenmesi uygun giderim yolunun belirlenebilmesi bakimindan önem tasimaktadir (Mehmet Dogan, § 57).

62. Ihlalin idari eylem ve islemden kaynaklandigi durumlarda 6216 sayili Kanun’un 50. maddesinin (1) numarali fikrasi uyarinca Anayasa Mahkemesi her somut olayin kosullarini dikkate alarak yapilmasi gerekenlere hükmeder. Idari eylem ve isleme karsi basvurulacak kanun yollari varsa ve bu yollar tüketildikten sonra yapilan bireysel basvurunun incelenmesi sonucu ihlal tespiti yapilmissa yeniden yargilama yoluyla ilgili mahkemenin tespit edilen ihlali ve sonuçlarini ortadan kaldirma imkâninin bulundugu durumlarda kararin bir örneginin ihlali ve sonuçlarini ortadan kaldirmak için yeniden yargilama yapmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilebilir.

63. Buna göre Anayasa Mahkemesince ihlalin tespit edildigi hâllerde yargilamanin yenilenmesinin gerekliligi hususundaki takdir derece mahkemelerine degil ihlalin varligini tespit eden Anayasa Mahkemesine birakilmistir. Derece mahkemeleri ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararinda belirttigi dogrultuda ihlalin sonuçlarini gidermek üzere gereken islemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet Dogan, § 59).

64. Basvurucunun gümrük sahasi içinde meydana gelen yanginda zayi oldugunu ileri sürdügü mallar için ödedigi ÖTV’nin iadesi istegi idare tarafindan reddedilmistir. Dolayisiyla somut basvuruda ihlalin idari bir islemden kaynaklandigi anlasilmaktadir.

65. Ancak bu idari islemin iptali için hukuki bir yol mevcut olup derece mahkemelerinin basvurucunun talebini reddetmesi nedeniyle ihlalin sonuçlari giderilememistir. Bu durumda mülkiyet hakkinin ihlalinin sonuçlarinin ortadan kaldirilmasi için yeniden yargilama yapilmasinda hukuki yarar bulunmaktadir. Buna göre yapilacak yeniden yargilama ise 6216 sayili Kanun’un 50. maddesinin (2) numarali fikrasina göre ihlalin ve sonuçlarinin ortadan kaldirilmasina yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapilmasi gereken is, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararinin ortadan kaldirilmasi ve nihayet ihlal sonucuna uygun olarak yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararin bir örneginin yeniden yargilama yapilmak üzere Istanbul 10. Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

66. Mülkiyet hakkinin ihlali nedeniyle kararin yeniden yargilama yapilmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin yeterli giderimi sagladigi degerlendirildiginden basvurucunun tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

67. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden olusan toplam 2.714,50 TL yargilama giderinin basvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açiklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkinin ihlal edildigine iliskin iddianin KABUL EDILEBILIR OLDUGUNA,

B. Anayasa’nin 35. maddesinde güvence altina alinan mülkiyet hakkinin IHLAL EDILDIGINE,

C. Kararin bir örneginin mülkiyet hakkinin ihlalinin sonuçlarinin ortadan kaldirilmasi için yeniden yargilama yapilmak üzere Istanbul 10. Vergi Mahkemesine (E.2011/1388, K.2012/491) GÖNDERILMESINE,

D. Basvurucunun tazminat taleplerinin REDDINE,

E. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden olusan toplam 2.714,50 TL yargilama giderinin BASVURUCUYA ÖDENMESINE,

F. Ödemenin, kararin tebligini takiben basvurucunun Hazine ve Maliye Bakanligina basvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapilmasina, ödemede gecikme olmasi hâlinde bu sürenin sona erdigi tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAIZ UYGULANMASINA,

G. Kararin bir örneginin Adalet Bakanligina GÖNDERILMESINE 12/11/2019 tarihinde OYBIRLIGIYLE karar verildi.

Baskan Recep KÖMÜRCÜ
Üye Engin YILDIRIM
Üye Celal Mümtaz AKINCI
Üye Ridvan GÜLEÇ
Üye Recai AKYEL